Hepimizin kendine göre hayattan zevk alma yöntemleri var. Kimisi en sevdiği sanatçının müziklerini dinlerken huzur bulur, diğeri deliler gibi oyun oynarken kimisi de yeni yerler keşfederken. Peki, nelerden keyif alacağımızı biz seçebilir miyiz? Böylesi bir beceri hayatımızı nasıl değiştirir?
Zevk nedir?
Öncelikle zevki tanımlamakla başlayabiliriz. Zevk aynı acı gibi bizi hayatta tutan temel duygulardandır. Zevk ve acı olmasaydı neyin bizim için iyi olduğunu bilemezdik. Açlık acı vermese ve yemek yemek bu kadar zevkli olmasa açlıktan ölürdük.
Bu durumdan anlayabileceğiniz gibi zevkin vücudumuzda oluşma sebebi bizi hayatta tutmak ve soyumuzu sürdürmemizi sağlamak. Karmaşık canlılar üremeden zevk almasaydı böylesine zahmetli bir işe hiç girişmezlerdi ve soyları kururdu. Ancak zevki yalnızca hayatta kalma ve üreme mekanizmalarıyla eşleştirmek insanlar gibi karmaşık canlılar için yüzeysel bir bakış açısı olur.
Zevk çoğu zaman farkına varmadığımız küçük duygusal dalgalanmalarla ortaya çıkar. Bir olayın size zevk vermesi için değer verdiğiniz bir şeyde değişim oluşturması gerekir. Başarısızlıktan başarıya geçmek, bilinmezden bilgiye ulaşmak, tehlikeden güvene ulaşmak, yalnızlıktan birlikteliğe geçmek.
Oyunların “zevkli” olma sebebi ise bu mikro duygularınızı ustaca yönetmesidir.
Oyun tasarımcıları duygularınızla oynuyor!
Saatlerce başından kalkamadığınız oyunu düşünün. Bu kadar büyük bir tutkuyla o oyunu oynamanızın sebebi ne? Size bir sır vereyim, bu oyunu neden eğlenceli bulduğunuzla alakalı bir cümle söylerseniz büyük ihtimalle yanılıyorsunuzdur. Çünkü bir şeyden zevk alıp almamanızı yönetmekte bilinçaltınızın büyük bir rolü var.
O büyük gizli canavar öyle şeyler düşünüyor, öyle bir işlem hacmine sahip ki tam olarak hangi sebeplerle bir oyunu sevip sevmediğinizi söylemeniz, cümlelere indirgemeniz mümkün değil!
Bilinçaltınız sayısız farklı şeyi gözden geçirerek kararını veriyor ve bunun sonucunda o oyunu seviyorsunuz ya da sevmiyorsunuz. Hepsi bu kadar. (Sylvester, T. — Designing Games: A Guide to Engineering Experiences, 2013)
Oyun tasarımcılarının yaptığı şey sizi yalnızca bilinçaltınızın yakalayabileceği mikro duygu bombardımanlarına tutmak. Bu mikro duygu değişimleri sizi akışta tutan şey. İşte tam da bu yüzden oyun tasarımcıları bu küçük duygu kıvılcımlarını bilinçli olarak tetiklemeyi öğrenmiş profesyonellerdir. Bir oyunda karşılaştığınız her zorluk, kazandığınız her ödül; gerildiğiniz, tehlikede hissettiğiniz her an ve o minicik zafer duygusu aslında dikkatle planlanmış birer “duygusal tetikleyicidir”.
Üstelik bu yalnızca oyunlar için geçerli değil. Müziklerde, reklamlarda, sosyal medyada… duygularınız ustaca yönetiliyor.
Zevk bu kadar karmaşıksa ve neyden zevk aldığımızı bile tam olarak kavrayamıyorsak zevk aldığımız şeyleri nasıl seçeceğiz?
Hedeflerimiz zevk aldığımız şeyleri nasıl etkiliyor?
Bir hedefe bağlandığınızda beyniniz, o hedefle ilgili uyaranlara karşı daha hassas hale gelir ve onları daha cazip, hatta zevk verici bulur. Bu durum sinirbilimci Kent Berridge’in geliştirdiği “incentive salience” teorisiyle açıklanır. (Berridge, K. — The Debate Over Dopamine’s Role in Reward: The Case for Incentive Salience, 2007)
Yani beyniniz, o hedefe ulaşmaya yarayacak her şeyi birer küçük ödül gibi algılamaya başlar.
Örneğin:
- Bir sınava hazırlanan öğrenci öncesinde ders çalışmaktan zevk almıyorken artık öğrenme süreci onu daha iyi bir sınav sonucuna yaklaştırdığı için ders çalışırken zevk almaya başlayabilir.
- Dil öğrenmekten nefret eden biri yurt dışından bir iş teklifi ihtimali doğduğunda sözlüklerin müptelası olabilir.
- Sosyalleşmekten korkan biri hayalindeki projeyi gerçekleştirmek için insanlarla güzel iletişim kurması gerektiğinde zamanla sohbet etmekten keyif bile alabilir.
Kısacası neyden zevk alacağınızı sizin seçmeniz zor ancak hedeflerinizi seçebilirsiniz. Tutkuyla bağlandığınız bir hedefiniz olduğunda o hedefe giden yoldaki her adımdan keyif alacaksınız.
Zevkin gücünü hayatımızda nasıl kullanabiliriz?
Zevk kontrol edilebildiğinde sizi amacınıza ulaştıracak en güçlü silah olabilir. Bu gücün farkında olmak kendinize yapacağınız büyük bir iyilik. Çünkü zevk alamadığınız şeyde ilerleyemezsiniz.
Kitap okumak mı istiyorsunuz, hedefiniz insanları daha iyi anlamak olsun. Yürüyüş yapmak mı istiyorsunuz, hedefiniz kondisyonunuzu artırmak olsun. Yeni insanlarla tanışmak mı istiyorsunuz, hedefiniz sosyal bir insan olmak olsun. Yapmak istediğiniz şeyi hedefinize ulaşan bir ara basamak haline getirebilirseniz ondan zevk alacaksınız.
Başta zorla yaptığınız bir eylem doğru hedefle birleştiğinde zevke dönüşür, kendinize fazla yüklenmeyin yeter.
Çünkü beyniniz sizi hedefinize yaklaştıran her adımı ödüllendirmek üzere programlıdır.
Sağlıcakla kalın.